31 Aralık 2011

Eceye paket geldi


Bugun oglen kapimiz caldi kimseyi beklemiyordum halbuki... Kapiyi actigimda karsimdaki gorevli bir paket uzatti, herhangi bir gonderi de beklemiyordum halbuki... Sonra sordu;
-Ece Akay'misiniz?
-Hayir, o benim kizim...

Bu cumleyi telaffuz edince icim bir hos oldu. Benim kizim buyumuste onun adina eve paket gelirmis.

Paketi alinca birde ne goreyim, daha da hos bir durum olarak paketin kizimdan ayca buyuk olan Liam'dan geldigini gordum! Hem Liam'a hem de paketin bize ulasmasini saglayan dedesi ve anaannesine bu guzel hediye ve jestleri icin cok tesekkur ediyoruz:)

Bu arada; Liam, Almanya'da yasiyor. Boyle giderse bunlar ileride mektup arkadasida olurlar diye dusunmeden edemedim:)

Ece artik evin sahsina munhasir bireylerinden biri, hergun varligini farkli bir guzellikle hissediyoruz, yasiyoruz...

15 Aralık 2011

Eyvah Kolik!


Kırk uçurma maceralarımız sorunsuz ve bol uykulu geçince bende umutlanmıştım. Hani derler ya bebeğin huyu suyu kırkından sonra belli olur diye... Hıh işte bende sandım ki; Ece hep böyle olacak bundan sonra:) Ama miniklerin en belalı düşmanı Kolik sancısı benim bıdığımıda yakaladı malesef...

Şimdiye kadar ilk hafta çektiği gaz sancılarından sonra kızım artık gazları kendi kendine çıkarır olmuştu ve çıkaramadıklarına da biz onu değişik pozisyonlarda yatırarak ve masaj yaparak çıkarmasına yardımcı oluyorduk.. Hatta, 1 ay kontrolünde doktorumuz gazı var mı dediğinde var ama çıkarabiliyor demiştik.

Ama gel gör ki, kırkından daha 2 gün geçmeden bu kolik Ece'yi bir yakaladı, bütün gün ağladı ve kıvrandı yavrum:( Bu sefer ne yaptıysak işe yaramıyordu, masajlar, karnına sıcak bez koymalar, sıcak su ile yıkamalar, kucağa al, yere yatır, yüzüstü yatır hepsi nafileydi. Böyle elin kolun bağlı onun kıvranmasını seyretmek çok acı ama insan dayanamıyor:(

Tam artık gaz ilacı vermek lazım, neden doktora gazı yok dedim ki diye hayıflanırken komşum Şule yetişti derdime ve Ece'den 9 ay büyük kızı Elif için kullandığı ilacı bize verdi. Miniğim ancak bir süre sonra rahatlayabildi.

Yukarıda ki harika pozu da kolik sancıları arasında anaanesi yüzüstü kucağına yatırdığında biraz rahatladığı bir ara çekiverdik. siz böyle rahat göründüğüne bakmayın 2 dakika önce kıvranıyordu bıdık...

13 Aralık 2011

Uçtu Uçtu 40 Uçtu


Nasıl oldu da 40 gün böyle çabuk geçiverdi? Daha dün hastaneden çıkmış gibiyiz. Bu kırk gün boyunca evden 2 kere hastaneye ve 2 kerede markete gitmek için çıktım. Tabi ki bu benim gibi gezente biri için olacak iş değildi ama bu 40 gün Ece ile birlikte harika geçti. Tabi ki pek çok sıkıntılı anımızda oldu ama güzel anlar kat be kat fazlaydı:)

40.gün yaklaşırken tabi ki kırk uçurma planlarımız başladı. Ayrıca kırk basmasın diye daha öncesinde de çıkıldığını duymuştum. Ve 39. günde kısa mesafeye Hilmiye yengemize gittik; hem de bir deneme yapmış olduk. Arabayı ben kullandığım için Ece arkada anaanemizle birlikteydi. Giderken uyumuştu ama dönüşte arabaya binene kadar kıyameti kopardık. Allah'tan annem hemen aç şu cızırtıyı deyince iphone uygulaması olan White Noise'u açtım ve bizim kız sakinleşti eve kadar sakin bir şekilde gittik:)

Şu cızırtı yani White Noise'da ne derseniz; bizde beyaz gürültü diye geçen ve bebeğe anne karnında duyduğu sesleri hatırlatarak sakinlestiren bir ses. Bizde oldukça işe yarıyor. Ece bu sesi oldukça seviyor ve pek çok gece bu ses ile birlikte uyuyor. Dinlemek için tıklayın...

Kısa mesafe ziyaretimiz iyi geçince, asıl kırk uçurma ziyaretimizi bizi davet eden Meriç ve Cennet Teyzelerine yaptık. Ne büyük şanstır ki, ilk banyosunda burada olan Sefa teyzemizde kırk uçurma ziyaretinde buradaydı:)

40.günün sabahı, hem Ece hem ben 40 suyu ile yıkandık ve öğleden sonra bütün hazırlıklar tamamlandı. Ece çok güzel bir şekilde doyuruldu, altı temizlendi ve yine anaanne ile yola çıkıldı. Bu sefer yolumuz uzundu Halkalı'dan Ümraniye'ye gidecektik ve kızım ilk kıtalararası yolculuğunu böylece yapmış oldu. Avrupa'dan Asya'ya geçti:))

Ece hem giderken hemde dönerken mışıl mışıl uyudu ve onunda gezente olma potansiyeli olduğunu bize göstemiş oldu. Hamile ikende en sık ziyaret ettiğimiz evlerden biri olan Meriç teyzemizin evinde de çok keyifliydi ve bol bol uyudu. Sağolsun kızımın teyzeleri bizede çok iyi baktılar, yedik içtik muhabbet ettik ve 3 gibi gittiğimiz kırk uçurma ziyaretimizden Ece uyansın emsin derken ancak 12'de dönebildik. Ama hiç kimsenin bu durumdan şikayeti yoktu:)

40 uçurmaya gittiğimizde neler mi verildi? İşte yukarıda ki resimde hasılatımızı gösteriyor:)
Verilenlerde neleri simgeliyor derseniz;

Un: uzun ömrü simgeler
Şeker: tatlı dili simgeler
Yumurta: tokluğu, bütünlüğü ve güzelliği simgeler
Pirinç: bereketi simgeler

9 Aralık 2011

36.gun


Ece bir ayin doldurduktan sonra ilk farkedilir degisiklik etrafi izlemeye baslamasi oldu. Artik uyumak ve emmek disinda aglamadan vakit gecirmeye basladi. Su an 15-25cm mesafedeki nesneleri net bir sekilde gorebiliyormus; ona dogru yaklasip seslendigimizde ve onunla tatli tatli konustugumuzda, boncuk boncuk gozleriyle pur dikkat bize bakiyor. Arada tebessum eder gibi yapiyor ama henuz cok bilincli degil. Tabi uyurkenki gulucuklerini ayri tutuyorum, onlar baslayali cok oluyor ve izlemek ayri bir keyif:)

Yarin Ece'nin babaannesi ve dedesi gelecek, heyecanla bekliyoruz. Bakalim Ece'mizi buyumus bulacaklar mi?

28 Kasım 2011

Sürpriz Cumartesi


Son zamanlarda Ece kizim saat 6 dan sonra benden ayrilmak istemiyor en az saat 10'a kadar memede kah emerek kah uyuyarak geciriyor zamanini ve bende kahvaltimi o soldan emerken, sag elim bosa cikinca ancak yapiyorum.
Bu cumartesi sabahi da haftanin diger sabahlari gibi baslamisti. Fakat gunun geri kalani surprizlerle doluydu:)

Sabah muhabbetimizden sonra Ece yine biraz uyuyunca hemen dus almaya karar verdim; her uyku zamanini degerlendirmek lazimdi:) ne de olsa hergun dus alacak vakit bulamiyordum.

Daha sonra yine emme ve altalma seansimiz tamamlaninca, bende hemen  Ece ile uyumaya karar verdim ki, uyaninca ne goreyim Ece araliksiz 4 saat uyumus tabi bende, cok uzun zamandir kesintisiz bu surede uyumamistim, acayip keyiflendim. Tabi hala hastaligimin etkileri hafifte olsa devam ettigi icin bu uyku cokta iyi geldi, enerji toplamisim, kizim bana ve kendisine guzel bir kiyak gecti;)

Bu uykudan sonra Ece uzun bir sure uyanik kalip cevresine bakindi, bu daha yeni yeni olan birseydi. Tolga ile bir sure onu izleyip onunla konustuk sonra, onun icin siparis ettigim ve daha yeni gelen kartlar geldi aklima. Bunlar siyah-beyaz ve yuvarlak figurler iceren hayvan resimlerinin oldugu kartlardi. 0-12 ay zeka gelisimi icin kullaniliyordu. Ece kartlara bakarken bende bir yandan hayvanlarla ilgili konusuyordum. Kisa surelide olsa kartlara odaklandi ve onlari izledi, sanirim en cok panda İlgisini cekti. Ece buyudukce bunlar onun icin daha da eglenceli olacaktir.

Aksamuzeri, annem markete gidecekti bende 25 gundur evden cikmadigim icin  Migros'a gidip gezmek fikri bile gozlerimin parlamasini sagladi:) Ece yine bayagidir emiyordu ve bugun yaptigi 4 saatlik uykudan cesaret alarak cikmaya karar verdim. Ve Ece'mizde babasiyla basbasa biraz vakit gecirecekti. Ve Ece uyur uyumaz markete gittik, bu arada arabami en az 3 aydan sonra tekrar kullanmis oldum, bir an kullanmayi unutmusummudur diye endiselendim bile! Unutmamisim:) Market alisverisimiz bitmis, tam kasaya giderken telefon geldi, Ece artik yavastan beni bekliyordu, hemen son hiz islemleri tamamlayip eve vardik. Kizim arkamizdan biraz uyuyup kalkmis ama babasi onunla muhabbet etmis, evde gezdirmis, altini almis, sagdigim sutu icirmeyi denemis ve biz gelene kadar basariyla oyalamis ve ben birazda olsa disari cikmis olmaktan mutlu eve gelmisim daha ne isterim ki:))

Ama bu kadar da degil ne gun hala bitmedi:) asil gunun son suprizi yemekten sonra Ece yine kucagimda uyuyunca ve ben gunduz uykumu almis olunca Tolga ile hemen birikmis dizilerimizi izlemeye basladik, once TerraNova, sonra HİMYM ve Modern Family. Artik bu kadarida coktu boyle bir gun olabilirmiydi?!?

Kizim, babasi ve anaannesi bana supriz bir cumartesi yasattilar, daha ne isterim ki:))

Sent from my iPhone

24 Kasım 2011

3.hafta

İki gundur uzerimde bir kirginlik var. Logusalara ates basar, hemen terler derler yaa.. İste bu sebeple yataktan her kalktigimda su gibiyim... Eee geceleri Ece'nin aglamasini duyar duymaz kosarak yanina gidince ter uzerimde soguyor tabii ve 3 haftadir evden cikmasamda hasta olmayi basarmis bulunuyorum. Neyse ayaklari sicak suya koyup, bi de Minoset (her hamile ve emziren annenin yegane zararsiz ilaci) alip terleyince biraz toparladim. Sonrasi istirahat ve her firsatta uyuma tabiki... Allah'tan kizim bu rahatsizliktan etkilenmedi.

Bugunun asil enteresan olayi Ece'mizi banyo yaptirirken oldu. Banyo yapmayi cok seviyoruz, agliyorsa suya girdigi an susuyor ve hic giki bile cikmiyor. Bugunde yine banyoya sokmadan once bezini cikariyorduk. Ece annemin kucagindaydi. Rahat cikarayim diye biraz yukari kaldirmasiyla Ece annemin gozlugu yakaladi ve cekti, gozluk dogru kuvetin icine:) 3.haftalık bebekten boyle birsey beklenir mi:) cok hareketliyiz ve cok gucluyuz masallah!

Bu aksam Hilmiye yengesi ve Dilek ablasi ziyarete geldi. Ece'de bizimle birlikteydi ama cogunda benim kucagimda bir iki emip sonrasinra sekerleme yaparak gecirdi.

Sent from my iPhone

17 Kasım 2011

2 haftalık


Günler günleri kovalıyor ve Ece bugün 2 haftalık oldu. Kızımın artık gaz problemleri oldukça azaldı ve gece uykularımız daha düzene girdi. Yani artık geceleri uyuyunca 10dk sonra değil en azından 2-3 saat sonra uyanıyor ve gündüzleri de bana yapışık geziyor bende bol bol sevip kokluyorum onu.

Birde bu aralar her altını açtığımızda çişini yapıyor ve kıyafetlerini kurtaramıyoruz; bunun anlamı her seferinde defile yapar gibi full kıyafet değiştiriyoruz:))

Bu hafta salı Bahriye yengesi ve Rafet dayısı ziyarete geldi. Ece'de onların ziyareti sırasında çok usluydu mışıl mışıl uyudu...

13 Kasım 2011

İlk Banyo

Bugün Ece'miz 10 günlük oldu ve ilk banyosunu yaptırdık. Simdiye kadar göbeği düşmesede altını kirlettiğinde göbeği ıslatmadan belden aşağısını yıkıyorduk. Ama şimdi tamamen suya girmek nasıl hoşuna gitti, nasıl rahatladı anlatamam:) Şansına sabah kahvaltısına Sefa teyzesi, Meriç teyzesi, Cennet teyzesi, Mümin eniştesi gelmişti ve ilk banyosunu Sefa teyzesinin ellerinde yapmış oldu miniğim ve tabi ki büyük bir seyirci topluluğu eşliğinde:))

Gündüz mışıl mışıl uyurken, gece sürekli emmek daha doğrusu bana yapışık memede uyumak isteği devam ediyor. Bende gündüzleri leyla gibi dolanmaya başladım. Gece-gündüz biraz ters dönmüş durumda umarım ileriki günlerde tersine döner. Bana yapışık kucağımda uyumasından hiç şikayetim yok aslında sadece gündüz olursa o anların daha çok tadını çıkarmış olurum diye düşünüyorum:))

12 Kasım 2011

9. gün

Ece'miz geceyi neredeyse bana yapışık olarak geçirdi. Karnı doymasına rağmen aranarak ve ağlayarak yine bana geliyor, bir iki emerek kucağımda uyumaya başlıyordu. Bu sadece gece yaşadığımız bir durum olduğu için bana yanında ihtiyacı olduğunu düşünerek yanımdan ayrılmadım. Bu şekilde sabah 4 yaptıktan sonra ikimizde yatakta sızmışız:)

Gündüz biraz gaz sancılarımız oldu ama onlarıda bir şekilde atlattık. Bugün kızımı Kerim amcası ve İlkay teyzesi görmeye geldi ve ona ilk doğum günü pastasını getirdiler. Daha sonra da Metin Amcası, Nilüfer teyzesi ve Çağan abisi geldi. Onların yanında da uslu durarak bayağı bir uyudu.

Banyo işini yarına bıraktık:)

11 Kasım 2011

8.gün



view full image
"8.gunde doktor kontrolune gittik. Ece'den kan alindi, birazcik agladi ama donuste arabada derin uykudaydi:)

Hastaneden çıktığımızda kilosu 2700gr.dan 2500gr.a düşmüştü. Bugün 2620gr olduğunu öğrendik, günde 20gr almış ve şuan için gayet iyi dedi doktorumuz. 

Boyu 50cm çıktı. 1 haftada 46cm.den 4cm uzaması pek mümkün olmadığı için hastanede ilk ölçülen aceleyle pek doğru olmamış sanırım, herhalde 48cm. civarıydı.

Hafif sarı gibi ama 1 haftayı atlattığı için artık bir tehlike yok dedi.

Bundan sonra yapacağımız en önemli şey ne zaman isterse emzirmek olacak:))

10 Kasım 2011

1.hafta




Minigim bugun 1 haftalik oldu, nasil bir kosusturma gecti hic anlamadim. Bayram telasi ve evdeki yogunluguda atlatikca sakinledik rahatladik. Babamiz da bugun kizimizin nufus kagidini cikardi.

Ve bugun minigin gobegi de dustu, yarin doktor kontrolunden gelince ilk banyosunu yapacak...


6 Kasım 2011

Oktay Amca'dan


Hoş geldin Ece,
Yaşamak sırası sende…
Birgün ilk “Anne” dediğinde,
Kokladığın ilk çiçekte
Yaşayacağın duygular neyse;
Hayat boyu öyle duygular dolsun gönlüne.
Arada bir efkarlanıp içmeyecek miyiz Oktay amca diyorsan,
Önce ayaklarının üzerinde durmayı öğren,
İçip yıkılmaya bir bahane buluruz zamanı geldiğinde.

Oktay Akmel

Mesajın kaynağı;
http://www.miniksite.com/ece/

3 Kasım 2011

11 Eylül 2011

What to expect

Belirtmeden geçemeyeceğim, annesinin Ece'ye hamileliği döneminde neler olup bittiği konusunda hep merak içerisinde olduk. Ece'yi öğrendikten sonra ilk fırsatta seyrettiğimiz National Geographic belgeseli "In the Womb" Türkçe'ye çevrildiği şekli ile "Yaşama Yolculuk Anne Karnında Yaşamın Öyküsü" mükemmel bir kaynaktı. Ancak hamilelik ilerledikçe rutin kontrollerdeki ultrasonlar yetmeyip hafta hafta kızımızın nasıl bir dönüşümden geçtiğini takip etmek istedik.

Tam bu noktada Iphone bağımlısı anne ve baba olarak imdadımıza çok doğaldır ki yine bir Iphone uygulaması yetişti. What to expect. com 'un geliştirdiği ücretsiz bu uygulama oldukça başarılı. İlk değerleri verdikten sonra hem anne hem de bebekte gün gün neler yaşandığını takip edebiliyorsunuz. Örneğin an itibarı ile 32 haftalık olan Ece'nin annesinin karnındaki müthiş hareketliliği hanımefendinin yerinin dar gelmeye başlaması nedeni ile egzersiz alanının biraz daralması imiş. Tabiki bütün gün tekmeleri atıp göbek bağını çekiştirdiği annesini düşünen yok...

  

Biraz el işi yapalım...

Zaman ilerledikçe Ece'nin odasının hazırlıkları da hız kazanmaya başladı. Zira annesinin son aylardaki hareket yeteneğindeki muhtemel kısıt, gezilip alınması gereken kısımları bir an önce azaltmayı gerektirdi.

Baba olarak birinci görevim olan eşya itme, yer değiştirme , yeniden yer değiştirme seanslarımızı bitirdikten sonra ne kadar gezsek te beğenemediğimiz bazı parçaları el işi marifeti ile yapmaya karar verdik. Biraz Internetten de aldığımız ilham ile ilk işimiz IKEA dan çok daha önce alınmış Melodi marka lamba üzerine uyguladığımız lastik etiketler oldu. Tesadüfen bulduğumuz ve pek hoşumuza giden bu etiketler tam da Ece nin odasına uygun bir lambayı neredeyse bedavaya çıkarmamızı sağladı.

Elbette bir lamba ile kurtarmanın mümkün olmadığını tahmin edersiniz. Şimdilik ilk hareketimiz kolay gibi görünse de, bir sonraki hedefimiz Ece'nin oadasındaki tek kişilik yatak için bir yatak başı yapılması. Ancak zor da olsa, görev maharetli babasını çağırmakta.

Faydalı Fikir: Oda hazırlıkları sırasında herşeyi yeniden almak yerine elimizdeki malzemeyi mümkün olduğunca değerlendirmeye karar verdik, Internette dolaşırken karşılaştığımız IKEA Hackers sayfası en çok ilgimizi çeken ve neler yapılabileceği konusunda akılları zorlayan pek çok tasarıma sahip. Şiddetle tavsiye edilir.

24 Ağustos 2011

Sari Kart

Bizim Ece geçen günkü karşılıklı didişmemiz sonrasında fazla heyecanlanmış olacak ki annesini tüm gece uyutmamış. Bensiz geçirdikleri gece problemsiz geçince kabak bizim başımıza patladı. Neymiş efendim gece uyumadan hemen önce Ece ile çok haşır neşir olmayacakmışız. Hadi canım diyorum...

23 Ağustos 2011

İlk Gece Nöbetimiz

Ece karnımda büyüdükçe herkes gece uykularımın ne durumda olduğunu sormaya başlamıştı. Ve ben bu sorulara çok anlam veremeyerek, gece 2-3 kez tuvalete kalkmak dışında gayet iyi mışıl mışıl uyuyoruz diyordum. Ta ki; dün geceye kadar... Tolga ile bu blog düzenleme işlerimize dalınca yatış saatimiz biraz gecikti, üzerine de babamız Ece ile biraz muhabbet edince bizim minik canlanıverdi. Sonuç ne mi oldu, Tolga mışıl mışıl uykuda, Ece içimde dört yana tekmeler sallamada ve ben sabah ezanını dinlemede:)


Bu böylemi devam eder yoksa Ece babayla oynamaya doyamadığı için mi böyle oldu bu gece göreceğiz, haydi bize iyi geceler!


Mektup var.


Özlem ile birlikte son bir iki senedir alışkanlık haline getirmeye çalıştığımız kartpostal atma işini bizim minik içinde yaptık. Varlığını çok öncesinden hisssettiğimiz kızımızı beklerken hem onun hemde kendimiz için güzel bir anı olsun istedik.
        

Ah bu kuzenler..

Ece mizin şimdilik iki tane kuzeni var, büyük olanı abimin oğlu Arda bu sene ilkokula başlıyor. Ece nin gelişini daha önceden biliyor olmakla beraber kız olduğunu öğrendiğinde bizimkinin ilk tepkisi "uff şimdi iki kızla birden başetmek zorundayım" oldu. Bu arada dip not ikinci kız Arda'nın teyze kızı olan diğer kuzeni... Eee amcam abi olmak kolay değil elbet bakalim bizimki büyüyünce seni nasıl da uğraştıracak...

İki numaramız gene bir erkek, boşuna kraliçe demiyoruz bizimkine her iki ailedeki şimdilik tek kız. Gökalp henüz onüç aylık. Teyzesinin bir tanesi, teyzesi ile arası geçtiğimiz ay yazlıkta birliktelikleri nedeni ile pek bir sıkı fıkı. Geçenlerde bizimkisi Ece ile tanışmış. Şimdilik onu sadece teyzesinin karnına sakladığı top zannetse de yakında oda tanışacak minik kuzeni ile...

22 Ağustos 2011

Hazirliklar hazirliklar...

Onca telaşın ve koşuşturmanın ortasında hızla akan zaman içerisinde Ece de büyümeye ve kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. 28 hafta sonunda artık duyu organları iyiden iyiye geliştiğinden benim sesimi duyabilir ve anlayabilir hale geldi. Artık her gece ritüelimiz biraz sesleniş ve sonrasında Ece'nin tekmelerini hissetmek...

İşin bu sevgi dolu kısmının yanında ilerleyen zaman ile birlikte şu aralar hazırlıklara da biraz hız vermek gerekti. Geçen ay aldiğimiz bebek karyolasi, perde vesaire ardindan bu haftanın sırasındaki kalemimiz bebek arabası idi. Açıkçası diğer bütün herşeyin aksine, taşıma konusunun ağırlıklı olarak bana patlayacağını bildiğim için en temel kriterimiz kesinlikle belliydi: Hafif ama düzgün bir şey.

Her ne kadar bu haftanın gündemi demiş olsam da, gectigimiz haftalar içerisinde en bilindik bebek mağazaları defalarca gezilip bilindik markaların hepsine göz atılmıştı. Stokke gibi uç noktalarda başlayan arayışımızda incelediğimiz her arabanın ya çok ağır ya da pratiklikten uzak oldugunu gormek bizi ümitsizliğe düşürdüğünü söyleyebilirim.

Kanımca çok da uç noktalarda olmadığını düşündüğüm beklentilerimiz şunlardı:
  • Hafif ( <10Kg)
  • Bebek annenin ya da babanın elinde iken tek el ile katlanabilmesi,
  • Çift yönlü olması
  • Güvenli olması
  • Hareket kabiliyetinin yüksek olması, çok geniş olmaması.
  • Kumaşının ya da kaplamasının kaliteli olması
  • veee Kırmızı olması, ne demişler "Kırmızı olsun üç kuruş fazla olsun" :)

Uzun lafın kısası bu hafta bu işi bitirmek ve beklentilerimize uygun bir bebek arabası alabilmek için yakın arkadaşımızın tavsiyesi ile soluğu Saraçhane'deki Haşim İşcan da aldık. Onunden belkide yuzlerce defa geçip asılı duran bisikletlerin gizemini yaşatan bu ufacık çarşının meğer bu işlerin merkezi olduğunu öğrendiğimde şaşırmadım diyemem.

Adını ilk internette gordugumuz Ayhan Çocuk mağazasında ki satış elemanını esir aldığımız iki saatin sonunda Ozlem'in ben biraz daha düşünmek istiyorum söylemlerini de ikna yolu ile bertaraf edip Graco'nun Fusio modelinde karar kıldık. Genel olarak tum beklentilerimizi karşılamakla birlikte ekstra pek cok konuda begenimizi kazandığını itiraf etmeliyim...

Faydalı Fikir: Boşuna mağaza mağaza gezip yorulup uğraşmayın, bebek arabası gibi ihtiyaçlarınızda soluğu Haşim İşcan da alın... Nakitte pazarlık yapmayı unutmayın, ciddi anlamda kazançlı çıkacaksınız.

21 Ağustos 2011

27. HAFTA

Nasıl oldu da zaman bu kadar hızlı geçti bende bilmiyorum... Bu haftaya aslında kötü başladım, çünkü yaz günü hasta oldum ve elimde mendillerle dolanıyorum. Malum hamilelikten dolayı ilaçta alamadığım için zencefilli bal ve limonlu ıhlamur en büyük dayanağım şimdilik. İnşallah bu hafta iyileşirim artık ve kuvvetli öksürüklerim yüzünden Ecemi daha fazla hoplatmam yerinde:)


Pazartesi heyecanlı bir gündü çünkü bir ay sonra yeniden Ece'yi ultrasonda görecektik. Evet kontrolümüz vardı, yuppi!! Sabah 9 gibi hastanedeydik ve bu hafta 50gr.lik şeker yükleme yapılacağı için önce laboratuvara gidip o garip şekerli sıvıyı içtim ve sonra Dr.Cengiz Bey'in yanına koştuk. Kontrolümüz başlamadan video çekileceğini hatırlattık ve kontrol başladı:) Her seferinde çok heyecanlı oluyoruz ve izlemeye doyamıyoruz ama kontrol bitipte tekrar bir ay daha beklemek inanın çok zor geliyor. Acayip bir duygu, bu sefer kızımızın bir jimnastikçi olabileceğini gördük, nasıl mı? Bir eli ağzında parmağını emerken öbür eliyle ayağını tutmuş kafasına kadar çekiştirmekle meşguldü:) çok tatlısın miniğim çok!

Hayda! şeker yükleme sonuçlarım yüksek çıktı, şimdi 100gr.lik olanı aç karnına içip 3 saat boyunca her saat başı kan vereceğim. Ama troid kontrolü için gittiğim doktorumun tavsiyesine uyarak bunu biraz daha iyileşince yapacağım. Umarım hamilelik şekeri çıkmaz, doktorun bahsettiği her gün yemekten önce ve sonra kan şekeri ölçümleri ve gerekirse kendi kendine insülin yapma pek kulağa hoş gelmiyor. Hadi hayırlısı bakalım sonu ne olacak?!?!

Bu haftanın devamı bol istirahatle geçti ve bol bol Gilmore Girls-S06 seyrettim ve birazda çalıştım tabi işlerimi de aksatmamaya çalışıyorum. Bir akşam teyzem geldiği için Bostancı'da kızlarla toplaştık ve başka bir akşamda arkadaşlarımıza yemeğe gittik, keyifli bol sohbetli geçti. Şaşırtıcı ama bu haftanın tek gezmeleri bunlar:)

Ama asıl önemli bir işi hallettik ve Ece'nin bebek arabasını almak için Saraçhane'nin yolunu tuttuk. Daha önce 2 kez Joker ve Ebebek mağazalarını talan ederek ve kafamız karışmış olarak eve dönmüştük. Ya cok ağırlar yada istediğimiz bir özellik varsa diğeri olmuyordu genelde. İstediğimiz özellikler belli aslında;

  • Mümkün olduğunca hafif olsun,

  • Kolay katlanabilsin,

  • Katlandığında az yer kaplasın,

  • İki yönlü kullanılabilsin,

  • Tam yatar pozisyona gelebilsin...
Ve en son orada karar verdiğimiz araba GRACO Fusio oldu ve kırmızı travel setini yani bebek arabası ve anakucağını alıp çıktık. böyle yazmamdan o kadar kolay olduğunu zannetmeyin aşağı yukarı 2-3 saat harcamışız orada da:) Bana kalsa bu kararsızlıkla almadan da çıkardık ama canım eşim durumu gayet iyi analiz edip beni de ikna etti:)) Evet daha önce bu markanın adını bile duymamıştık, ama eve gelip söyle bir araştırınca hep olumlu şeyler okuduk ve iyi bir seçim yaptığımıza karar verdik. Graco Amerikan markasıymış ve üretimi Lüksemburg'ta yapılıyormuş ve yukarıdaki tüm saydığım özelliklere sahip ve ağırlık olarak 7.5 kilo civarında, daha ne olsun değil mi... Alışveriş listesine bir tik daha attım böylece:)





Bu hafta Ece daha çok hareketlenmeye başladı ve daha kuvvetli tekmeler sallıyor:) Hele ki babasının sesini duymasın yerinde duramıyor, sonra ne mi oluyor babası dışarıdan Ece içeriden atışıyorlar, olan arada bana oluyor:)